icsayfa

Hayırlı olsun…

Hayırlı olsun...

Hayırlı olsun…

Dün Emirdağ’da idik.

Fazlı-Macide Halaç Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.

Törene Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk bizzat katıldı.

Orman ve Su İşleri eski Bakanımız Afyon Milletvekilimiz Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Milletvekillerimiz Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Mehmet Taytak ve Gültekin Uysal ile Valimiz Gökmen Çiçek, Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek, İGM Başkanımız Burhanettin Çoban, AKÜ Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş hep birlikte kurdeleyi kestiler.

Siyaset ve bürokrasinin tam kadro Emirdağ’da olması hem Halaç Ailesi’ne, hem de böylesine hayırlı bir hizmete verilen önemi gösteriyordu.

Açılışa bir kaç dakika kala yetişebildim Emirdağ’a.

Ben gitmeden önce Fazlı Halaç bir kaç kez beni sormuş oradakilere.

Tören alanına girer girmez tanıyan dostlar söylediler hemen Fazlı Halaç’ın yanına gittim.

Dışarıdan gelen bir kaç misafir ile tanıştırdı.

Tanıştırırken söylediği sözler her şeyden çok önemliydi;

‘Her şeyin yenisi iyidir, dostun ise eskisi makbuldür. Mehmet ve Ailesi benim en eski dostlarım’ diyerek tanıştırdı misafirleriyle.

Her zaman söylerim, yazarım.

Vefa ve dostluklar çok önemlidir.

Fazlı Abi ve Ailesi bu konuda örnektirler.

Allah sayılarını artırsın.

Hayr yapabilmekte nasip meselesi…

Nice zenginler var.

Bir elleri yağda, bir elleri balda.

Trilyonlara hükmediyorlar.

Ama hayr adına çakılı çivileri yok.

Dededen toruna mallar aktarılıyor, varlıkları büyüyor.

Varlıkları büyüyor büyümesine ama, amel defterlerinde bilinen bir hayırları yok.

Fakat Halaç Ailesi böylelerden değil.

Kazançlarını hayırlı işlere harcamaktan mutlu oluyorlar.

Dün açılışı yapılan merkez yaklaşık 15 milyon TL’ye mal oldu.

Arsası da Halaç Ailesine aitti.

Fazlı Halaç’ın babasından kalma.

Arkadaki kısım ise yeşil alan olarak Emirdağ Belediyesi tarafından bu arsaya ilave edildi, düzenlendi ve orada bulunacak olan yaşlı büyüklerimizin rahatça gezip dolaşabilecekleri bir alan haline getirildi.

Halaç Ailesinin bu merkez ile birlikte Milletimize armağan ettikleri 11 eserleri var.

Şimdilik bu sayı 11.

Her yıl bir kaç eser kazandırıyorlar sağ olsunlar.

Ve bunu Özcan Halaç’ın kürsüden bir kaç kez vurguladığı gibi sadece ‘Allah rızası’ için yapıyorlar.

Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’ta bu hususa değindi;

‘Her imkanı olanın hayırda nasibi olmuyor. Bu nasip işi. Hayır etmekte bir nasip meselesi. Ne mutlu ki Halaç Ailesi böylesine güzel eserler bırakabiliyor. Tebrik ve teşekkür ediyorum tüm Aileye.’

Bakanımız Veysel Eroğlu’da bu konudan bahsetti;

‘Halaç Ailesinin amel defterleri onlar öldükten sonra da açık kalacak bu eserler sayesinde.’

Vali’den Avrupa’ya…

Valimiz Gökmen Çiçek açılışta güzel bir konuşma yaptı.

‘Yaşlılarıyla yaşayan Milletiz’ dedi ve Avrupa Birliğine çaktı;

Avrupa Birliği Ülkeleri her zaman ülkelerinde sosyal açıdan her türlü imkanların sağlandığından bahsederlerdi. Sosyal güvenliklerinin mükemmeliyetini anlatırlardı.

Ama covid sürecinde hepsi tel tel döküldü.

Pek çoğu yaşlılarını ölüme terk ettiler.

Ama Türkiye hepsine gerekli dersi verdi.

Halaç Ailesi gibi Ailelerin bu eserleri Milletimize kazandırmaları çok önemlidir.

Halaç Ailesi iyi ki Afyon’lu.

Almanya’ya ilk giden işçi…

Fazlı Halaç kürsüye çıktığında duygu dolu anlar yaşadı.

Onlarca yıldır tanıyorum kendisini.

Sesinden hissettim.

Mutluydu.

Pek çok kimsenin bilmediği bir şeyi de söyledi.

Almanya’ya işçi olarak çalışmaya giden ilk Afyon’lu kendisi.

1963-1968 yılları arasında orada çalışmış.

Hem de çok zor şartlar altında.

Yerin 800 metre altında, demir çelik madeninde.

1968’de gelmiş tekrar Vatanına.

1969 yılında kuyumculuk yapmaya başladıktan sonra aralıksız 40 yıl bu meslekte bulundu.

İki oğlunu maalesef ‘Şehit’ verdi.

Özcan Halaç’ın mesleği avukatlık ama baba mesleğini yapmakta.

Kardeşlerinin vefatıyla birlikte tüm yük O’nun omuzlarına geçti.

Bazı evlatlar vardır.

Babasının malını har vurup harman savurur.

Ama Özcan Halaç öylelerinden değil.

Bire bin ilave etme becerisini gösterenlerden.

Maya sağlam sonuçta.

Babası gibi çalışkan.

Mütevazi.

Ders almalı bazıları…

Fazlı Halaç bir kaç dakika konuştu kürsüde ama öyle mesajlar verdi ki…

Okullarda ders olarak okutulacak cinsten mesajlar.

Bazıları doğduğu yeri söylemekten imtina eder.

Küçük görür doğduğu yeri.

Ama Halaç Ailesi öylelerinden değil.

Emirdağ’lıyım, Afyon’luyum demekteler her fırsatta.

On yıldır İstanbul’da Fazlı Halaç ama, bülbül misali ah vatanım demekte.

İstanbul Altın Rafinerisinin sahibi Halaç Ailesi.

Türkiye’nin sayılı zengin ailelerinden birisi.

Bazısı dediğim gibi eskileri konuşmaktan hoşlanmaz.

Ama Fazlı Halaç 60 yıl kadar önce işçi olarak Almanya’ya gittiğini anlatmaktan gocunmuyor.

Çalışarak, çabalayarak gelinen noktada insanlara tepeden bakmıyor Halaç Ailesinin hiç bir ferdi.

Bence yaptıkları onca hayr’dan, onca eserden daha önemlisi onların bu mütevazilikleri.

Ders almalı bazıları…

Neden yaşlı bakım evi?

Fazlı Halaç kürsüde konuşurken öyle sözler söyledi ki.

Hepsi herkesin kulağına küpe olacak cinsten…

10 yıldır İstanbul’da yaşıyorum ama Emirdağ benim için çok önemli. Bülbülü altın kafese koymuşlar ya… O söz gibi.

Emirdağ bana çok şey verdi.

Şimdi aldıklarımı geri verme zamanı.

Daha öncede burada eserimiz oldu. Şimdi yenisi açıyoruz. Bundan sonra yenileri de olacak.

Bir şekilde borcumuzu ödüyoruz Emirdağ’ımıza.

Alkışlanacak sözler.

Yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi yapmalarının nedenini de açıkladı kürsüde Fazlı Halaç;

On evladın dokuzu anasına, babasına bakıyor.

Bazen biri bakmayabiliyor.

Bunun nedeni de ‘Babamın yurtdışından emekli aylığı var. Parası var’ gibi sözler olabiliyor. Tamam babanın, ananın parası var ama bir tas çorba yapacak mecali olmayabilir. İşte bu merkez bu şekilde parası olsun, olmasın yaşlılarımızın yaşayacakları, kendilerine en iyi şekilde bakılacak olan bir merkez. Bu amaçla yaptık burayı ve Devletimize veriyoruz.

Devletimiz şefkatli elini yaşlılarımıza her daim uzatıyor. Oğlunun, kızının bakmadığına Devletimiz bakıyor. Bizde buna katkı amaçlı bu binayı yaptık.

Yaşlılarımız bu dönemlerini en iyi şekilde geçirsinler istiyoruz.

Bitirilemeyen baraj…

Bakanımız Veysel Eroğlu kürsüde geçmişteki bir anısını anlattı.

Seçim zamanı.

Emirdağ’da çarşı pazar dolaşıyorlar.

Abdullah Halaç ile karşılaşıyorlar.

Abdullah bey, Fazlı Halaç’ın kardeşi.

‘Bakan bey sen başka iş bir şey yapmana gerek yok buraya, sadece şu 60 yıldır bekleyen barajımızı bitir yeter. Heykelini dikeriz buraya, Allah razı olsun deriz’ diyor.

Bahsedilen baraj Yedikapı Barajı.

Bakan Bey hemen DSİ Genel Müdürü ile görüşüyor.

Sonra hep birlikte o yere gidiyorlar.

Talimat veriyor Bakan Eroğlu, bitirilecek bu baraj.

Vesile oluyor Abdullah Halaç 60 yıldır bitirilmeyen barajın yapılmasına.

O gündür bu gündür Abdullah Halaç ile Veysel Eroğlu iyi dostlar.

Emirdağ ile ilgili bir konu olduğunda Veysel bey ilk telefonu Abdullah Bey’e açıyor, ondan alıyor bilgiyi.

Bakan Tv’deki gibi değil…

Zehra Zümrüt Selçuk.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı.

İlk kez canlı dinledim dün.

Televizyonda gördüğümüz gibi değil.

Birincisi çok akıcı ve güzel konuşuyor.

İkincisi konusuna hakim.

Elinde bir sürü not vardı kürsüye çıkarken.

Bir iki kez baktı o notlarına.

Üçüncüsü müthiş bir bilgi birikimine sahip.

Rakamları, olayları, çalışmaları doğaçlama anlattı.

İşin mutfağında bizzat çalıştığı belli.

Ankara’da Bakan hanım ile birlikte çalışan bir dostumla sohbet etme imkanım oldu. Anlattıklarından etkilendim.

Zehra Zümrüt Selçuk o makama tesadüfen gelmiş birisi değil.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha takdir ettim.

Emaneti ehline verdiği belli oluyor.

Afyon’a ciddi yatırım…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, AK Parti iktidarları döneminde Afyon’a 24 milyar TL lik yatırım yapıldığından bahsetti.

Ciddi bir yatırım.

Elbette bu yatırımların yapılmasındaki en büyük katkı Bakanımız Veysel Eroğlu’na ve TBMM Plan Bütçe Komisyon Başkanı Said Açba’ya ait elbette.

Bakan Selçuk sıkmadan anlattı.

Afyon çalışan ve üreten bir İl.

AK Parti Hükümetleri döneminde Afyon’a 24 milyar TL geldi, bunun 3 milyar TL si bizim Bakanlığımızdan.

30 bin aile Afyon’da sosyal güvenlik yardımı alıyor.

İş-Kur 10 bin kişiye iş imkânı sağladı.

Pandemi ile ilgili teşvik ve desteklerden, yardımlardan Türkiye’de 35 milyar TL harcandı. Afyon’a 184 milyon TL bu kapsamda gönderildi.

Pandemi nedeniyle diğer ülkelerde en fazla kayıp huzurevlerinde, yaşlı bakım evlerinde yaşandı. Bizde ise en az. Bu yaşlılarımıza verdiğimiz önemin göstergesidir. Salgının başlangıcından itibaren bize bağlı tüm merkezlerde ciddi tedbirler aldık.

Bakanlarımıza, Milletvekillerimize teşekkür ediyoruz ilimize yapılan yatırımlardan dolayı.

Ama…

Küçük bir eleştiri.

Türkiye’de pandemi sürecinde 35 milyar TL lik katkı sağlanırken, ilimize bu rakamdan sadece 184 milyon TL ayrılması bence az.

Değerli Milletvekillerimize duyurulur.

Günün sözü

Her bulutta bir ışıltı vardır.

1 yorum yapılmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gizlilik Politikası koşullarını kabul ediyorum.