Madenciliğin önemi…

Madenciliğin önemi...

İbrahim Alimoğlu

Dededen mermerci.

TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanlığını da başarıyla yürütmekte.

Ne zaman karşılaşsak lafı büyük bir ustalıkla madenlere, doğal taş sektörüne getirir.

Yavuz Donat Ağabeyimle yanına uğradığımızda bir liste uzattı O’na.

Bir madencinin yapması gerekenler listesi.

O listede sıraladıklarından anlaşılıyor ki, bir maden ocağı açılabilmesinin en zor yanı bürokrasiyi geçebilmek.

Bürokratik engelli koşuyu başarıyla bitiren, ülke ekonomisine katkı koyabiliyor.

İbrahim Alimoğlu ile güncel konuyu konuştuk.

Emirdağ’daki altın madeni konusunu…

Öncelikle madenciliğin her çeşidinin önemine vurgu yaptı.

Madenciliğin zorluklarını anlattı.

Doğal kaynakların insan ve toplum yaşamında önemli olduğunu vurguladı İbrahim Alimoğlu;

Yaşamı fonksiyonel hale getiren araç ve gereçlerin %99’u doğal kaynaklardan, özellikle madenlerden sağlanmakta.

Toplum refah ve gelişmişlik içerisinde ise, bunda madenciliğin önemli katkısı vardır.

Her sektörün ana girdisi madenler…

Gelişmişliğin göstergesinin demir – çelik, enerji ve tarım ürünleri üretimindeki devamlılığın madencilik ürünleri ile sağlandığının altını çiziyor İbrahim Alimoğlu.

Demir- Çelik’in hammaddeleri demir cevheri ve kömür,

Enerji hammaddelerinin %75-80’i kömür, petrol, doğalgaz ve uranyum.

Tarımın ana girdisi olan gübre üretiminin ise %90’ı madencilik faaliyeti sonrasında elde ediliyor.

Tüm sanayi dallarının ürünlerinde veya kullandıkları araç ve gereçte doğrudan veya dolaylı olarak maden ürünlerine ihtiyaç var.

Kısaca her endüstrinin en önemli girdisi madenlerdir.

Bir otomobil üretimi için yer altından 10 ton maden çıkarılması gerekiyor.

Modern yaşam için madencilik…

Sadece hayatı kolaylaştıran ürünlerin yapımında gerekli olmadığını söylüyor İbrahim Alimoğlu.

İnsanın hayatta kalması için gerekli olan tıp ve gıda üretimi gibi sektörlerinde madenciliğe doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olduğunu anlatırken örnekleri de sıralıyor;

Telefon, televizyon, buzdolabı, bilgisayar, elektrik, kalorifer sistemi, araba, tren, köprü, hastane…

Sağlık hizmetleri, bankacılık sistemi, kolay ulaşılabilir gıda gibi hayat kalitesini artıran ve insanın yaşam süresini uzatan tüm gelişmiş olanaklardan vazgeçebileceksek madencilik olmadan yaşamak belki mümkün olabilir.

İnsan ve toplum hayatında bu denli ve vazgeçilmez bir yer tutan madencilik, gelişmiş ülkelerin bugünkü teknoloji ve refah düzeyine ulaşmalarında en büyük ve en etkin rolü oynamaktadır.

Madenlerimizi kullanamıyoruz…

Sanayileşen ülkelerin bunu ancak öz kaynaklarını üretme ile başarabildiğini, madenlerin ülke kalkınması ve yaşam seviyesinin yükselmesinin temelini oluşturduğunu söylerken bazı rakamlar verdi.

Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde kişi başına maden tüketimi 18 ton iken, Türkiye’de bir Türk vatandaşının yıllık tüketimi 8 ton.

Gelişmiş ülkelerde madenciliğin Gayri safi milli hasıladaki payı ABD %4,5 – Almanya’da %4 – Kanada’da %7,5 – Avusturalya’da %8,7 – Çin’de %13 – Hindistan’da %15.

Türkiye’de ise henüz %1 seviyesinde.

Maden ithalatımız çok fazla…

Madenleri ülke yararına sunamadığımız için madencilikte dışa bağımlılığımızın giderek arttığını söyledi İbrahim Alimoğlu.

Ülke olarak toplam ithalatımızın %75’i enerji, hammadde ve ara mal kalemleri oluşturuyor.

Petrol’de %95 – Doğalgaz’da %99 – Demir’de %64 – Alüminyum’da %95 – Kömür’de %61 – Altın’da %85 oranında dışa bağımlıyız.

Son beş yılda 26 milyar $ maden ithalatı yaptık.

Son beş yılda ancak 4,2 milyar $ maden ihracatı yapabildik.

Bu ihracatın %50’si ithalat girdisi çok az olan mermer ve doğal taştan sağlanıyor.

Eğer kendi maden potansiyelimizi değerlendirmede ciddi sorunları yaşamaya devam edersek, maden ithalatı ile ihracatı arasındaki makas daha da açılacaktır.

Dünya madenler için savaşıyor…

Dünyada üretimi yapılan 90 maden türünün 80’i ülkemizde mevcut.

650 renk ve desende mermer, 150’yi aşkın çeşitlilikte doğal taşımız ve dünyanın en büyük rezervlerine sahibiz.

Altın madeninde ciddi potansiyelimiz var.

Ülkeler madenler için savaşıyor ve uzayda maden arıyor.

Ülkemiz ise zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen, bunları ülke yararına sunamayan nadir ülkelerden birisi.

Ekonomik sıkıntı ve darboğazları aşamamanın en önemli nedeni katma değeri yüksek olan madenciliğin geri bırakılmasıdır.

Türkiye’nin gelişmesi için…

Ülkemizin gelişmesi ve periyodik ekonomik krizlerden kurtulması için madenlerin üretime alınmasının şart olduğunu vurguluyor İbrahim Alimoğlu.

Maden sektörü en olumsuz koşullara rağmen şu anda tüm sektörlere hammadde üreterek ülke ekonomisine 40 milyar $ katma değer sağlamakta.

190 bin işçi, aileleriyle birlikte 800 bin kişilik bir istihdamı karşılamakta maden sektörü.

Ülkemiz yer altı kaynaklarının değerlendirilerek Milli Enerji ve Maden politikası kapsamında gerekli katkı sağlanabildiği takdirde madenlerimiz ülkemizin kalkınmasında büyük rol oynayacaktır.

Madencilerin önlerinin kapatılması, ülke ekonomisinin önünün kapatılması demektir.

Bürokratik ve her türlü engeller kalkmalı, madencilerin ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı koymasının önü açılmalıdır.

Günün sözü

Unutma!

Yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.

Hz. Mevlana

Henüz yorum yapılmamış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gizlilik Politikası koşullarını kabul ediyorum.