icsayfa

Kapatın 5 dakika gözlerinizi…

Çok güzel bir yazı okudum.

Günümüz gündemine cuk diye oturan bir anlatım…

Yazıyı okuduktan sonra şöyle beş dakika gözlerinizi kapatın ve düşünün.

Etrafınızda, ilimizde, ülkemizde, dünyada oluşturulan kaosları aklınıza getirin.

Sonra sorun kendinize, kavanozu sallayan kim?

*

Kavanozu sallayan kim?

Gidin bir çölden 100 tane kırmızı ateş karıncası yakalayın.

Daha sonra bir başka topraktan 100 tane bildiğimiz siyah karıncayı alın ve bunların hepsini bir kavanozun içine koyun.

İlk başta hiç bir şey olmayacaktır.

Daha sonra kavanozu elinize alın, oldukça şiddetli bir şekilde sallayın ve tekrar yerine koyun.

Kavanozun içinde bir anda karıncaların birbirlerini öldürmek için savaştığı bir kaos ortamı göreceksiniz.

 

Kırmızı karınca bunu yapan düşmanın siyah karıncalar olduğunu düşünürken siyah karıncalar bu kaosun nedeni olarak kırmızı karıncaları görmektedir.

Oysa çok iyi bildiğiniz üzere kaosun asıl nedeni sizin ellerinizdir.

 

O nedenle günümüzde gerek sosyal medya aracılığıyla gerekse başka ortamlarda normalde hiç tanımadığınız insanlarla tartışacak ya da kavga edecek bir duruma geldiğinizde kendinize hep şu soruyu sorun lütfen.

 

Kavanozu sallayan kim?

Yangın var…

Etrafımız dolu.

Hem de pek çok…

Ama acaba bunlardan kaç tanesi gerçek anlamda bize gösterdikleri karakterdeki kişiler?

Menfaatleri bittiği anda, ya da istedikleri olmadığında acaba kaçı tavrını, şeklini değiştirmez?

 

Her zaman söylerim, ‘vefa’ çok önemlidir.

Etrafımızda vefadan bi haber insanların hiç olmaması lazım ama…

Maalesef herkesin etrafı ‘vefasız’ kişiler ile dolu.

Dop dolu…

 

Daha öncede yazmıştım.

Maalesef bazıları var seviyor, sağ seviyor.

Manası…

Zengin ise seviyor, makamda iken seviyor.

Önemli görevdeki bir kişi, burada makamda görevli iken burnu kanasa, hastaneye gitse hastanenin koridoru insandan geçilmez, makamının merdivenleri çiçekle dolardı.

Ama O kişi görevden ayrılsa, ya da başka bir yerde görevlendirilse ve orada Allah korusun başına bir şey gelse, vefat etse…

Acaba burada makamda iken etrafında ateş böceği gibi pervane olanlardan kaç tanesi o gün orada olur?

Gördük bunların örneği pek çok defa…

 

Peki böyle mi olmalı…

Elbette değil.

Biraz ‘vefa’ olması lazım insanın içinde.

Benim bir sıkıntım yok Allah’a şükür.

Biliyorum kim dost, kim menfaat peşinde.

Yanıldıklarımda olabilir elbette.

Ama böyle olmamalı.

Yapmacık olmamalı, samimi olunmalı.

İyi günde nasılsa insan, kötü günde de öyle olmalı.

 

Bir hikaye ile bağlayalım bu konuyu…

 

Adam koca bir danayı kurban kesti ve büyük bir ateş yaktı…

Kızına dedi ki;
Kızım, sevdiklerimizi ve komşularımızı çağır ve gelip bizimle oturup et yesinler
Kızı bağırdı;

Evimizde yangın çıktı yetişin ahali evimizdeki bu yangını söndürmemize yardım edin!’
Birkaç dakika içinde bunu duyan bir grup insan yangın söndürmek için yardım etmeye koşup evlerine geldiler.

Diğer komşular akrabalar bu feryadı duymamış gibi davrandılar, feryada kulak tıkadılar.
Yardıma gelenler kurban kesen ailenin kurban etinden yiyip içtiler, karınlarını doyurdular, giderken de ellerine birer parça et verildi.

Baba şaşkın’dı kızına döndü ve dedi ki;
Kızım gelen insanları, tanımam, daha önce hiç görmedim. Kızım yangın var dedin bağırdın. Peki sevdiklerimiz, dostlarımız ve meslektaşlarımız nerede?’

Kızı gözleri dolu dolu dedi ki;
Evimizdeki yangını söndürmeye yardım etmeye gelmeyenler bizi yangına terkedenler bizim dostumuz, arkadaşımız, aile akrabamız değillermiş demek ki.

Komşu olup, dost – akraba olmayı, dostluk yapmayı, cömertliği ve misafirperverliği hak edenler bunlarmış demek ki Baba

NETİCE: Bir felaket anında kim yanınızda değilse, ona dost, kardeş, akraba, aile demeyin…
Çünkü bunlar, sizin yüzünüze gülen nezaketinizi, cömertliğinizi hak etmeyenlerdir.

 

Saygı…

Yeri gelmişken değinmek gerek…

MHP Liderimiz Devlet Bahçeli.

Hem bilge bir lider, hem de edepli.

Devletimizi temsil eden Cumhurbaşkanımızın yanında otururken bile ceketinin önü düğmeli.

Otururken bile ilikli olan o düğmeler…

Devletimize, Devletimizi temsil eden Cumhurbaşkanımıza olan saygının bir göstergesidir.

Ve MHP’li olsun olmasın herkes tarafından bu saygılı tavır, takdir görmektedir.

*

Valilik Makamı önemli bir makamdır.

Valimiz Devletimizi, Cumhurbaşkanımızı, Hükümeti temsil etmektedir.

Valimiz Gökmen Çiçek çok mütevazi ve beyefendi bir insan.

Şekle-şemale, oturuşa-kalkışa önem vermiyor.

Makamına gelen herkese kapısını açıyor.

İsteyen herkes ile de fotoğraf çektiriyor.

Ama…

Oraya gidenlerin bazılarının sosyal medya da paylaştıkları fotoğrafları görünce canım sıkılmıyor değil.

Sanırsınız o kişiler Valinin Makamında değiller, piknikten geçerken uğramış gibiler.

Bazılarında ne ceket var, ne kravat…

Olabilir, bazıları kravat takmıyor veya o gün takmamış olabilir.

Ama tişörtle de gidilmez ki Valilik Makamına.

Nazik insan hem Valimiz, hem Özel Kalem Müdürü.

Ne Valimiz, ne özel kalemi elbette gelen kişilere ‘gidin ceketinizi giyin, şöyle olun böyle olun’ demezler.

Ama o makama ziyarete veya toplantıya gidenlerin öncelikle Makama olan saygılarını göstermeleri gereklidir.

Plansız programsız acil bir şekilde gidildi ise de, o zaman bu görüntüleri kendi sosyal medyalarında paylaşmamalıdırlar.

Vali bey ile ne kadar samimi olurlarsa olsun, buna hakları yoktur.

Ayrıca biliniyor ki öyle bir samimiyette söz konusu bile değil…

 

Bazıları da Vali beyin yanında sanki okul arkadaşı veya Vali beyden daha üst bir Makamda imiş gibi poz veriyorlar…

Bir de bu hadsiz hallerini sosyal medyada paylaşıyorlar.

O paylaşımla taraf etraflarına neyi empoze etmeye çalıştıklarını ben ve pek çok kişi iyi biliyor.

Bu tavırlardaki dengesizlerin de şunu iyi bilmesi lazım.

Kimse yemiyor…

 

Ne dediysek o…

AK Parti İl Başkanı iken istifa etmesi yönünde Genel Merkez’den gelen talebi anında yerine getiren Hüseyin Sezen’in bu ‘istifa’ olayının perde arkasını 22 Eylül 2020 tarihinde bu köşede kamuoyuna duyurmuştum.

O yazıda üç konuyu özel vurgulamıştım.

 

1- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, Hüseyin Sezen ile bizzat görüşmek ve kendisine olan güvenlerini ifade etmek ve Sezen’e verdikleri değeri göstermek için bizzat gelmişti.

 

2- Ve Erkan Kandemir o görüşmede, Milletvekillerinin de yanında Hüseyin Sezen için şunları söylemişti ve köşe yazımda bu konuşmayı aynen aktarmıştım;

Hüseyin bey ile Ankara Genel Merkez’de birlikte çalışacağız. Daha yakın çalışacağız. O’nun bilgi birikiminden istifade edeceğiz.’

 

3- Hüseyin Sezen’in önümüzdeki dönem milletvekilliğinin şimdiden hayırlı olmasını dilemiştim.

 

Hüseyin Sezen önceki gün AK Parti Genel Merkezi tarafından Koordinatör olarak görevlendirildi.

 

Yazımın sonunda vurguladığım ‘Milletvekilliği’ ile ilgili olarakta seçim sathı mahalline girildiğinde yazdıklarımın ayniyle vaki olduğu da görülecektir.

 

Hüseyin Sezen’e yeni görevinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Bu görevini de layıkıyla yerine getireceğinden eminim.

 

Günün sözü

Elindeki kemiği yere atmadan,

Kimin it, kimin adam olduğunu anlayamazsın…

Henüz yorum yapılmamış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gizlilik Politikası koşullarını kabul ediyorum.